Bakan Koca haritayı paylaştı! İşte illere göre vaka sayısı...

Gelen son dakika haberine göre; Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından illere göre vaka sayısının olduğunu haritayı paylaştı. Siirt 748 bin vaka oranı ile birinci sırada yer aldı.

Bakan Koca haritayı paylaştı! İşte illere göre vaka sayısı...

Gelen son dakika haberine göre; Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 17-23 Temmuz arasında illere göre her 100 bin kişide görülen Kovid-19 vaka sayılarını açıkladı. Bakan Koca, en az bir doz Kovid-19 aşısı yaptıranların sayısının 40 milyonu geçtiğini açıkladı.

Türkiye genelinde 17-23 Temmuz'da illere göre haftalık Kovid-19 vaka sayısı her 100 bin kişide İstanbul'da 88,19, Ankara'da 69,13, İzmir'de 33,43 oldu.

Bakan Koca açıklamasında, "İllerimizde 100.000 nüfusa karşılık gelen bir haftalık toplam vaka sayısını gösteren insidans haritasının güncel halini ekte görebilirsiniz. Salgını kontrol altında tutma gücümüzü zora sokmayalım. Aşı olup tedbirlere uymak zorundayız." dedi.

AŞI OLUP TEDBİRLERE UYUN

'AŞI OLUP TEDBİRLERE UYUN' 

Koca açıklamasında, "Son bir haftada vaka sayısı en çok artan illerimiz; Siirt, Diyarbakır, Bitlis, Giresun ve Iğdır. Vaka sayılarındaki artış ve aşılanma oranları arasında ilişki var. Aşı olup tedbirlere uyun." ifadelerine yer verdi.

'YÜZDE 80'LERE ÇIKARMAMIZ GEREKİYOR' 

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, CNN TÜRK canlı yayınında Uğur Önver'e önemli açıklamalarda bulundu. Aşının önemine vurgu yapan İlhan, 'Vakit oyalanma zamanı değil. Şu an hemen aşı olup bu ikinci doz ortalamamızı bir an evvel yüzde 80'lere çıkarmamız gerekiyor' dedi.

Son günlerde artan koronavirüs vaka sayılarıyla ilgili İlhan, "Şu an için geldiğimiz noktada maalesef 20 bine dayanmış vaka sayımız. Bu yaklaşık bir ay öncesinde 4 bin 800 5 bin bandındaydı. Halen aslında 20 binde sabit kalması da çift doz aşılanan yaklaşık yüzde 40'lkık bir nüfus. Yani 25 milyon kişi sayesinde olduğunu da vurgulamak isterim. Eğer çift doz aşı olan vatandaşımız olmasaydı emin olun bu rakamlar daha yukarılara doğru 30'lara 40'lara belki 50'lere doğru yol alacaktı." dedi.

"Sağlık Bakanlığı web sayfası benim önümde. İkinci doz ortalamasında yüzde 40'lardayız." diyen İlhan, "Biz bunu bir an önce çok zaman geçirmeden diğer kurallara da uyarak yüzde 80'e çıkartırsak rahat edebiliriz. Çünkü şu dinamiği kaçırmamak gerekiyor. Aşıların antikor oluştuğu süre belli. 6 ay sonra antikorlar azalmaya başlıyor.

Kimi vatandaşlarımız da çift doza rağmen daha az antikor oluşuyor. Kimisinde 3 ay sonra kimisinde 1 yıl sonra azalıyor. Elbette bireysel farklılıklar var. Ama bugün dünyadaki litaretürde ve Türkiye'de kendi hastalarımıza, toplumumuza baktığımızda aşının etkili olma süresi 6 ay. Çift doz sayısını yüzde 80 civarına getirebilirsek ancak başarılı olacağımızı söylemek mümkün." açıklamasını yaptı.

'2-3 GÜNDÜR UMUT VERİCİ GELİŞMELER VAR' 

Vaktin oyalanma zamanının olmadığını belirten Bilim Kurulu Üyesi İlhan, "Şu an hemen aşı olup bu ikinci doz ortalamamızı bir an evvel yüzde 80'lere çıkarmamız gerekiyor. Son 2-3 gündür umut verici gelişmeler var. Bayramın son günlerinde günlük aşı hızı yaklaşık 150 bin tane iken bir milyona kadar geldi.

Vatandaşlarımız açıkçası bir parça daha algıladılar. Özellikle aşı olmayan 22 milyona yakın vatandaşımız. Maalesef bazı bilgi kirliliği kaynakları var. Bu da vatandaşlarımız aşıdan uzak durmasına neden oluyor." ifadelerine yer verdi.

KAPANMA OLACAK MI? 

Artan vaka sayıları sonrası ilerleyen aylarda kapanma olacak mı sorusuna yanıt veren İlhan şu açıklamayı yaptı; Kişisel olarak ben kapanmanın en son seçenek olduğunu düşünüyorum. Kişisel özgürlüklere müdahale açısında ama belli bir noktaya gelince bütün dünya benzer bir uygulamayı yapıyor. O yüzden daha proaktif daha önleyici giderek elimizde de aşı gibi güç var. Aşının gerçekten bolluğu var şuanda. Kendi oğlumdan örnek vereyim. Oğlum 17 yaşında hiç randevu almadan hafta sonu gidip birinci doz aşısını oldu. Aşı biliyorsunuz 10 Temmuz'dan itibaren 16 yaşını tamamlamış gençlere de çıktı.

'YA AŞI KARTI YA DA NEGATİF PCR TEST SONUCU GÖSTERMEK ZORUNLU OLMALI' 

Günlük pozitif vaka sayısının 20 binlere dayandığı bu günlerde bayram sonrası etkinin henüz bu sayılara yansımadığı, çok hızlı yayılan Delta varyantı nedeniyle önümüzdeki günlerde bu sayının da katlanacağı konuşulurken, iki doz aşısını tamamlayanların oranı ise halen yüzde 50'ye dahi ulaşmadı.

Böyle giderse Temmuz-Ağustos aylarının çok sıkıntılı geçebileceğini ve özellikle Delta varyantın hızının kesilebilmesi için iki doz aşılamanın ve kişisel korunmayı sürdürmenin daha da önem kazandığını söyleyen Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, Demirören Haber Ajansı'na önemli açıklamalarda bulundu.

Hem İstanbul'da hem de ülke genelinde ciddi bir artış olduğunu belirten Prof. Dr. Yavuz, "Hem test pozitiflik oranında hem başvuru sayısında ciddi artış var. Bizim kendi merkezimizde test pozitiflik oranı yüzde 10'u buldu neredeyse. Çok yüksek bir oran bu. Herkesin, özellikle aşısız olanların, kalabalık ortamlara girmemesini, iki doz aşısı tamamlanana kadar özellikle kapalı ortamlarda bulunmamasını tavsiye ediyorum" dedi.

'İKİ DOZ AŞIDA YÜZDE 25'İ BULAN ÜLKELERDE BİLE ÖLÜMLER AZALDI' 

En az yüzde 25 oranında iki doz aşılamayı tamamlamış olan ülkelerde ölüm oranlarının dramatik bir şekilde düştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Yavuz, "Mesela Delta pikini bizden önce yaşayan İngiltere'de vaka sayıları 50 binleri buldu.

Ama ölüm oranları gerçekten çok çok düşük. Türkiye'de çift doz aşılanma oranı eğer yüzde 50 olsaydı, daha rahat olabilirdik. Ama şu anda yüzde 25'lerdeyiz. O kadar rahat olamıyorum, yani sistem zorlanmaz, hastanelerde sıkıntı yaşamayız diyemiyorum maalesef

O nedenle Temmuz-Ağustos boyunca aşılanmanın yanı sıra bireysel önlemlerin de çok önemli olduğunu düşünüyorum. Delta'ya etki edebilmesi için herkesin iki doz aşısını olması gerekiyor. Aşılar çok çok etkili. En en önemlisi de ağır hastalığı ve ölümleri engellemekti ve yüzde 90'lara varan etkinliği var bu konuda aşıların" şeklinde konuştu.

'SADECE İNGİLTERE'DE AŞILAR 30 BİN ÖLÜM, 8 MİLYON HASTANE YATIŞINI ÖNLEDİ' 

Sadece İngiltere'de aşılanma sayesinde 30 bin kişinin hayatının kurtulduğunu söyleyen Prof. Dr. Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Aşılar 30 bin ölümü engellemiş durumda İngiltere'de. Bu inanılmaz bir rakam. Yine 8 milyon hastaneye yatışı engellemiş. Yani aşılar etkisiz diyebilmek için ya çok cahil olmak gerekiyor, ya da en iyi niyetle konuyu hiç bilmemek gerekiyor.

Aşıların hepsi etkili. İngiltere'de mesela Şubat Mart'ta yaşanan pikte, günlük 1000'in üzerinde ölüm oluyordu, şu anda günde 50-60 ölüm oluyor en fazla, ki aynı vaka sayılarına rağmen. Bu tamamen aşılanmanın farkı. Yine İsrail'de, günlük vaka sayısı çok yükselmedi. İngiltere'den daha fazla aşılama yaptı İsrail.

Günlük vaka sayıları 10 binlere çıkarken o kadar düşük nüfusuna rağmen; şu anda 2 bin civarı bu sayı ve hastalananlar da genellikle küçük yaş grubu. Yine ölüm oranları da çok düşük, 1 kişi falan ölüyor şu anda İsrail'de."

AŞI KARTI YA DA NEGATİF PCR ZORUNLULUĞU OLMALI

'AŞI KARTI YA DA NEGATİF PCR ZORUNLULUĞU OLMALI' 

Elimizde etkili aşılar olduğu halde iki doz aşılanma oranlarında istediğimiz noktaya ulaşamadığımızı söyleyen Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, aşı zorunlu olmalı mı tartışmalarına da kesin bir dille yanıt verdi. Prof. Dr. Yavuz şunları söyledi:

"Herkesin aşılı olmasını istiyoruz, gerçekten bunu ikna ederek yapmak en güzeli. Ama şu anda acil bir durum var. Delta çok bulaşıcı ve elimizde aşı da var. Bu nedenle hızla bizim aslında aşılanmayı artırmamız gerekiyor. Belli meslek gruplarında aşının zorunlu olması gerektiğini düşünüyorum ben.

Öğretmenler, sağlık çalışanları gibi… Bunlarda kesinlikle zorunlu olması lazım. Sosyal ortamlarda bulunmak isteyenler için ise diyelim ki toplantı yapacak, kongre yapacak, konser yapacak ya da restoranlara girecek, ki Türkiye'de zaten restoran sahipleri de bunu istiyor, ya aşı kartını ya da son 48 saatte yapılmış negatif sonuçlu PCR testini gösterme zorunluluğu olacak.

Ancak bu şekilde toplu ortamlara girebilmeliler. Şu aşamada biz bu önlemleri almazsak yine Eylül geldiği zaman okulu nasıl açacağız diye kara kara düşünüyor olacağız. Bireysel özgürlük olarak düşünülemez artık bu. Çünkü toplumun her şeyi buna bağlı. Belli yerlerin kapatılması gerekiyor, çok büyük ekonomik kayıplar oldu, okulları açamıyoruz."

'OKULLARDA HIZLI TESTLERLE SÜREKLİ TARAMA YAPILMALI' 

Ne olursa olsun bu yıl artık eğitimin kesin olarak devam etmesi gerektiğini vurgulayan Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yavuz, bunun için gereken şartları da şöyle sıraladı: "Bir, hızla aşı olması lazım toplumun. Diğeri de okullarda hızlı testlerle sürekli olarak tarama yapmak gerekli. Ayrıca altyapı olanaklarının düzeltilmesi gerekiyor. Yani havalandırma olanakları kötü olan okullarda bunun düzeltilmesi gerekiyor. Bu üçünü aynı anda yapmazsak, eğitimi başlatalım diye tutturursak da devam ettirmemiz mümkün değil. Bunu da şu anda, tam yaz aylarındayken, şimdiden yapmamız gerekiyor bu hazırlıkları."

'ÜÇÜNCÜ DOZ İHTİYACI ANTİKORLARIN DÜŞÜŞ SÜRESİYLE İLGİLİ' 

Kovid aşılarında şu an için nötralizan antikor titresi yani virüsle savaşan antikor miktarının koruyuculuğu belirlediğinin bilindiğini anlatan Prof. Dr. Yavuz, bu antikor düzeyinin zamanla düşmesi ya da bazı kişilerde baştan düşük olması nedeniyle aşıda ek dozların konuşulduğunu anlatarak "Ne kadar iyi bir nötralizan antikor titreniz varsa o kadar güzel korunuyorsunuz.

Yüzde yüz doğru olmamakla birlikte, şu andaki verilerle bunu görüyoruz. Fakat antikor titreleri, belli kişilerde düşük olabiliyor, örneğin çok ileri yaş olanlarda. Zaman geçtikçe de düşüyor, bunu da biliyoruz.

mRNA aşılarında başta çok yüksek olduğu için, biraz daha uzun sürüyor bu düşüş. (CoronaVac gibi inaktif aşılarda ise titreler baştan biraz daha az olduğu için, daha kısa sürede düşüş yaşanabiliyor.) Bu nedenlerle ek dozların gerekebileceği ortaya çıktı aslında.

Ama ne zaman yapmamız gerekiyor, bu sıkıntılı şu an. mRNA aşılarının koruyuculuğunun 9-12 ay gibi sürdüğü düşünülüyor. İsrail'deki veriler de bunu gösteriyor. Zira iki doz aşısının üzerinden 6 ay geçmemişlerde ya da gençlerde çok daha iyi bir yanıt gözlenirken, yaşlılarda ve aşının üstünden 6 ay geçmiş kişilerde antikorlarda düşme görüyorsunuz. Bağışıklık sisteminde sıkıntı olanlarda biraz daha erken, belki 9 ay gibi gerekebilir. Çalışmalar yapılıyor şu anda üçüncü dozlarla ilgili sonuçları da göreceğiz. Ama tahminim mRNA aşılarında, normal insanlarda 9-12 ay gibi olacak üçüncü doz. Yaşlılarda vb ise daha erken gerekebilir." dedi.

'SİNOVAC'TA İSTEYEN ÜÇÜNCÜ DOZUNU DA SİNOVAC İLE YAPTIRABİLİR' 

Türkiye'de ilk uygulanan aşı olan Sinovac ile ilgili Çin'de yaklaşık 500 kişi ile yapılan üçüncü doz çalışmalarının sonuçlarına da değinen Prof. Dr. Serap şimşek Yavuz, sözlerini şöyle noktaladı:

"Bizim ilk uygulamaya başladığımız Sinovac'ın Coronavac aşısı, inaktif virüs aşısı biliyorsunuz. Bu aşı da hastaneye yatış ve ölümleri azaltmada çok etkili oldu. Mesela sağlık çalışanlarında her ay onlarca kayıp yaşıyorduk. Gerçekten dramatik bir düşüş yaşandı, birkaç kişi kaybettik aşıdan sonra, tam aşılı olmayan kişilerdi onlar da. CoronaVac'taki sıkıntı şuydu, daha kısa dönemde ek dozlara ihtiyaç duyulacağını düşünüyorduk. Çünkü başlangıçtaki antikor seviyesi çok yüksek olmayınca, daha kısa sürede ek dozlara ihtiyacı oluyor.

Bu konuda yapılan bir çalışmada da 6 aydan sonra yine inaktif aşı ile yapılan ek dozların, antikor seviyesini oldukça yükselttiği, ilk iki doz aşılamadan sonra çıkan antikor seviyesinden daha yüksek düzeye çıktığı gösterildi. Dolayısıyla üçüncü doz olarak CoronaVac tercih edenler olabilir, bunun da antikor seviyesini artıracağını görmüş olduk bu çalışmayla."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner66