İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu hakkında yürüttüğü soruşturma kapsamında kanala yönelik bir operasyon gerçekleştirdi. Rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddialarının yer aldığı süreçte polis ekipleri 17 şüpheli hakkında işlem başlattı ve 11 kişiyi gözaltına aldı. Soruşturma çerçevesinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Halk TV ile Mahiroğlu'na ait şirketlere kayyum olarak atandı. Kararın hemen ardından kanaldaki yayın süreci ve kanal binasındaki hareketlilik kamuoyunun ana gündem maddesi hâline geldi.

KEMAL KILICDAROĞLU'NUN DÖRT GÜN ÖNCEKİ SÖZLERİ YENİDEN GÜNDEMDE

Operasyondan sadece dört gün önce KRT TV canlı yayınına katılan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları, yaşanan bu gelişmelerle birlikte yeniden tartışmaya açıldı. Kılıçdaroğlu, canlı yayında kanal sahibi Cafer Mahiroğlu'nun yurt dışında ikamet etmesini sert bir dille eleştirmiş ve dünyada örneği olmayan bir durum şeklinde nitelendirmişti. Bununla birlikte Kılıçdaroğlu, kanalın yayın organı olarak günün 24 saati gerçeği yansıtmayan haberler yaptığını öne sürmüş ve bu yayınları izlemediğini belirterek kurumu doğruluğa davet etmişti. Bu değerlendirmeler, emniyet güçlerinin kanala girmesiyle birlikte sosyal medyada ve siyaset kulislerinde geniş bir yankı buldu.

CAFER MAHİROĞLU AÇIKLAMASINDA KEMAL KILICDAROĞLU'NU HEDEF ALDI

Atama kararının ve polisin kanala girişinin ardından Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, kişisel sosyal medya hesabından dikkat çeken bir mesaj paylaştı. Emniyet mensuplarının kurumda bulunduğunu belirten Mahiroğlu, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin bu durumdan memnuniyet duyabileceğini dile getiren sert ifadeler kullandı. Mahiroğlu'nun bu tepkisi, Kılıçdaroğlu ile kanal yönetimi arasındaki gerilimi ve önceki günlerde yapılan eleştirileri yeniden gündemin ilk sırasına taşıdı.

CHP TBMM GRUBU KAYYUM KARARINA YAZILI AÇIKLAMAYLA TEPKİ GÖSTERDİ

Yaşanan hukuki sürecin ve siyasi tartışmaların ardından CHP TBMM Grup Başkanlığı yazılı bir açıklama yayımladı. Parti yönetimi, sabah saatlerinde düzenlenen operasyonu ve kayyum kararını muhalif medyaya yönelik sistematik baskıların bir parçası olarak gördüğünü bildirdi. Ticari soruşturmaların gerekçe gösterilerek kanala el konulmasını halkın haber alma özgürlüğüne yönelik doğrudan bir müdahale şeklinde tanımlayan parti, çalışanların iş yerlerine girişlerinin engellenmesini de eleştirdi.

Erdoğan'dan muhalefete fon tepkisi
Erdoğan'dan muhalefete fon tepkisi
İçeriği Görüntüle

PARTİ YÖNETİMİ YAYIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE ÇALIŞAN HAKLARINI VURGULADI

Cumhuriyet Halk Partisi, medya organlarına yönelik bu tür adımların kabul edilemeyeceğini vurgulayarak üç ana ilkeyi sıraladı. Açıklamada, canlı yayınların durdurulmasının kesinlikle yanlış olduğu, yayın politikasının dışarıdan bir müdahaleyle değil yalnızca kurumun kendi habercileri tarafından belirlenmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca çalışanların özlük haklarının korunmasını da öncelikli bir unsur olarak altı çizildi. Parti, yayınları eleştirmenin veya yanlış bulmanın doğal olduğunu fakat süreçlerin masumiyet karinesi ve hukuki ilkeler doğrultusunda yürümesi gerektiğini aktardı.

ELEŞTİRİLERİN PARTİYE YÖNELTİLMESİNE İTİRAZ ETTİLER

CHP TBMM Grubu, açıklamasında kayyum kararına imza atanlar yerine eleştirilerin partiye yöneltilmesini de eleştirdi. Kararı alan yetkilileri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef almak yerine CHP'ye saldırmanın kolaycılık olduğunu belirten yöneticiler, partiye saldırmanın bir maliyeti bulunmadığını ancak kararı verenleri eleştirmenin risk taşıdığını dile getirdi. İsim vermeden Kılıçdaroğlu'na dönük eleştirilerin odağında yer alan parti, gerçekler tam olarak ortaya çıkmadan peşin hüküm vermenin hukuka aykırı olacağını savundu.

SÜRECİN ŞEFFAF ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMESİ ÇAĞRISI

Gelişmelerin takipçisi olacağını ilan eden CHP, soruşturma kapsamındaki tüm gerçeklerin aydınlatılmasını istedi. Yetkili makamların kanunlara uygun hareket etmesi gerektiğini belirten parti yetkilileri, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin önemine değindi. Hukuki ilkelerin her kurum ve kişi için eşit uygulanması gerektiğini savunan CHP, halkın haber alma hakkını ve çalışanların kazanımlarını koruma konusundaki kararlılığını vurguladı.