Kahramanmaraş’ın UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na Edebiyat Şehri olarak dahil olması, kentte yıllardır devam eden edebiyat birikimi açısından yeni bir dönemin kapısını araladı. Prof. Dr. Mehmet Akif Kireçci, bu unvanın yalnızca bir prestij göstergesi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek Kahramanmaraş’ın hem kendi edebiyat birikimini hem de Türkiye’nin edebiyatını uluslararası alana taşıyabilecek bir merkez haline gelmesi gerektiğini söyledi.
“Salkım Söğüt Söyleşileri” kapsamında Ali Avgın’ın sorularını yanıtlayan Kireçci, Kahramanmaraş’ın edebiyat kimliğinin geçmişten bugüne uzanan güçlü bir kültürel zemine dayandığını ifade etti.
MARAŞ’IN EDEBİYAT KİMLİĞİNİN TEMELİNDE ŞİİR VAR
Kireçci’ye göre Kahramanmaraş denildiğinde edebiyat açısından ilk akla gelen unsur şiir. Şehrin tarih boyunca çok sayıda şair yetiştirdiğini belirten Kireçci, divan sahibi şairlerin yanı sıra halk ozanlarının da bu kültürel yapının önemli parçalarından biri olduğunu söyledi.
Kireçci, çocukluğundan itibaren şehirde şiirin gündelik hayatın içinde yer aldığına tanıklık ettiğini anlattı. Bir selin ardından halk ozanının ertesi gün olayla ilgili destan hazırlayıp sokakta dağıtmasını örnek gösteren Kireçci, bu tür eserlerin önemli bir bölümünün bugün elde bulunmamasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Bu nedenle geçmişte yaşayan halk ozanlarının ve ürettikleri eserlerin araştırılması gerektiğini belirten Kireçci, Kahramanmaraş’ın yalnızca tanınmış şairleriyle değil, edebiyatı gündelik hayatın bir parçası haline getiren insanlarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
UNESCO ÜYELİĞİ TESADÜF DEĞİL
Kireçci, Kahramanmaraş’ın UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na kabul edilmesinin uzun yıllara yayılan çalışmaların sonucu olduğunu söyledi. UNESCO’nun belirlediği kriterlerin karşılanmasının yanı sıra kentin kendine özgü hikâyesinin uluslararası bir anlatımla ortaya konulmasının sürecin önemli unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
Dünyanın farklı bölgelerindeki Edebiyat Şehirlerinin farklı özellikler taşıdığını belirten Kireçci, Kahramanmaraş’ı diğer kentlerden ayıran unsurun edebiyatın yalnızca belirli çevrelerle sınırlı kalmaması olduğunu söyledi. Ona göre şehirde şiir ve edebiyat sokakta yaşayan, toplumun farklı kesimleriyle temas eden bir kültür oluşturuyor.
Kireçci, 1940’lardan itibaren gelişen dergicilik geleneğinin de Kahramanmaraş’ın ayırt edici özelliklerinden biri olduğunu belirtti.
“TÜRKİYE’NİN EDEBİYAT BİRİKİMİNİ DE DÜNYAYA TAŞIMALİYIZ”
Kahramanmaraş’ın UNESCO ağına girmesiyle birlikte yalnızca şehrin edebiyat birikimine odaklanmanın yeterli olmayacağını belirten Kireçci, Türkiye’nin edebiyat mirasının da farklı ülkelere ve dillere taşınması gerektiğini söyledi.
Kireçci, Kahramanmaraş’ın bu konuda öncü bir rol üstlenebileceğini ifade etti. Şehirde yetişen şair ve yazarların yanı sıra Türkiye’nin önemli edebiyatçılarının eserlerinin farklı dillere kazandırılması gerektiğine dikkat çekti.
Kahramanmaraş’ın Türkiye’nin ilk tescilli Edebiyat Şehri olarak kayda geçtiğini belirten Kireçci, bu konumun yeni sorumluluklar getirdiğini söyledi. Ona göre UNESCO unvanının alınması sürecin sonu değil, daha uzun bir dönemin başlangıcı.
DEPREM SONRASI YENİ DÖNEM VURGUSU
Kireçci, Kahramanmaraş’ın edebiyat alanındaki kazanımını deprem sonrası yeniden yapılanma süreciyle birlikte değerlendirdi. Kentin hâlâ toparlanma sürecinde olduğunu belirten Kireçci, bundan sonraki dönemin yalnızca iyileşme olarak değil, daha dirençli ve daha mutlu bir şehir kurma hedefiyle ele alınması gerektiğini söyledi.
UNESCO Edebiyat Şehri unvanının da bu yeniden yapılanma sürecine manevi bir motivasyon sağlayabileceğini ifade eden Kireçci, edebiyatın kentin yeniden ayağa kalkışında önemli bir dayanak oluşturabileceğini dile getirdi.
PRESTİJİN YANINDA SORUMLULUK DA GETİRİYOR
Kireçci, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı üyeliğini hem prestij hem de sorumluluk olarak değerlendirdi. Şehrin yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde üstlendiği sorumlulukları yerine getirmesi gerektiğini belirten Kireçci, aksi durumda kazanılan prestijin zarar görebileceğini söyledi.
Yaklaşık 10 yıllık adaylık sürecine de değinen Kireçci, UNESCO’nun ve Yaratıcı Şehirler Ağı’nın beklentilerinin anlaşılmasının önemli bir aşama olduğunu anlattı. Başvuru dosyasının hazırlanmasının yanı sıra şehirdeki paydaşların sürecin anlamını kavraması, uluslararası bir dil oluşturulması ve kentte buna uygun bir dönüşüm sağlanması gerektiğini ifade etti.
Kireçci, son başvuru döneminde Sütçü İmam Üniversitesi’nden farklı disiplinlerden akademisyenlerin sürece dahil olmasının önemli katkı sağladığını belirtti. Kahramanmaraş’ta bundan sonraki çalışmaları sürdürebilecek bir insan kaynağının oluşmasını da sürecin önemli kazanımlarından biri olarak değerlendirdi.
HEDEF: KAHRAMANMARAŞ’TA EDEBİYAT EKONOMİSİ
UNESCO unvanının şehre sağlayacağı somut kazanımlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kireçci, öncelikle Kahramanmaraş’ın dünya üzerindeki Edebiyat Şehirleri tarafından tanınmaya başladığını söyledi.
Türkiye açısından uluslararası bir tescilin elde edildiğini belirten Kireçci, Kahramanmaraş’ın aynı zamanda uluslararası bir edebiyat ağına dahil olduğunu ifade etti.
Bununla birlikte Kireçci, UNESCO’nun kültür alanındaki üretimin ekonomik karşılığını da önemsediğine dikkat çekti. Yazarların, şairlerin ve yaratıcı alanlarda çalışan kişilerin kentte gelir elde edebileceği bir kültür endüstrisinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda grafik, tasarım, editörlük, dergicilik, çevirmenlik, müzik, dijital platformlar, etkinlik organizasyonları ve kitap kafeler gibi farklı alanların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kireçci, Kahramanmaraş’ta bir “edebiyat ekonomisi” oluşturulmasını hedef olarak gösterdi.
KİTAPÇILAR SOKAĞI ÖNERİSİ
Kireçci, Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel ile yaptığı görüşmede kitapçılar sokağı fikrinin de gündeme geldiğini aktardı. Kentte birkaç pilot bölgede kitapçıların bir araya gelebileceği alanlar oluşturulmasını önerdiklerini belirten Kireçci, Kahramanmaraş’a gelen ziyaretçilerin şehirdeki edebî eserlerle de buluşmasını istediğini söyledi.
Kireçci, kentte başka yerlerde bulunmayan eserlerin ve kültürel objelerin ziyaretçilerle buluşturulmasının Kahramanmaraş’ın marka değerine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Bunun yanında edebiyat şehri kimliğine sahip Kahramanmaraş’ın büyük bir konferans ve sergi salonuna ihtiyaç duyduğunu belirten Kireçci, şehrin önümüzdeki 5 ve 10 yıllık hedeflerinin belirlenmesi gerektiğini söyledi.
ŞEHRİN PAYDAŞLARINA ORTAK ÇALIŞMA ÇAĞRISI
Kireçci, UNESCO Edebiyat Şehri unvanının kalıcı kazanımlara dönüşmesi için Büyükşehir Belediyesi, devlet, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, şair ve yazarlar ile özel sektörün birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti.
Üniversitelerin akademik katkısının önemine işaret eden Kireçci, sivil toplum kuruluşlarının da hem organizasyonel hem finansal açıdan güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Özel sektörün kültür ve sanat alanındaki desteğinin artırılması gerektiğini ifade eden Kireçci, yayınevleri ve matbaaların genç edebiyatçılara destek vermesi, üniversite öğrencilerine burs sağlanması ve edebiyat etkinliklerinin düzenlenmesi gibi çalışmaların şehirdeki ekosistemi güçlendirebileceğini belirtti.
KAHRAMANMARAŞ’TAN DÜNYAYA UZANAN EDEBİYAT BAĞI
Söyleşide kendi edebî serüveninden de söz eden Kireçci, Kahramanmaraş’ın çocukluk döneminden itibaren yazın hayatında önemli bir yere sahip olduğunu anlattı.
İlkokul yıllarında şiir yazmaya başladığını belirten Kireçci, şiirlerinin daha sonra çeşitli dergilerde yayımlandığını söyledi. Üniversite yıllarında Erdem Bayazıt ile şiirlerini paylaştığını, Maraş’tan ayrıldıktan sonra da farklı edebiyat çevreleriyle bağını sürdürdüğünü aktardı.
Kireçci, Amerika’daki doktora sürecinin ardından akademik çalışmalarının yanında yeniden şiirle yoğun biçimde ilgilendiğini ve burada tanıştığı şairlerle birlikte İngilizce şiirler yazmaya başladığını anlattı.
Kendi edebiyat yolculuğunu Kahramanmaraş, Ankara, İstanbul ve Amerika üzerinden değerlendiren Kireçci, farklı kültürlerle edebiyat ve sanat aracılığıyla bağ kurulabileceğini söyledi.
Kahramanmaraş’ın artık dünyanın saygın Edebiyat Şehirleri arasında yer aldığını belirten Kireçci, bu gelişmenin kültür diplomasisi açısından da yeni bir fırsat oluşturduğunu ifade etti.
GENÇLER VE KADIN EDEBİYATÇILAR ÖNE ÇIKMALI
Söyleşinin sonunda Kahramanmaraş’ın edebî mirasının gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğine dikkat çeken Kireçci, özellikle gençlerle şair ve yazarların daha fazla buluşturulması gerektiğini söyledi.
Kireçci, deprem sürecinin bu kültürel mirası ortadan kaldırmadığını, aksine edebiyatın şehirdeki varlığının devam ettiğini belirtti. Gençlerin edebiyat çalışmalarına dahil edilmesini sürekliliğin önemli şartlarından biri olarak değerlendirdi.
Kadın şair ve yazarların da Kahramanmaraş’ın edebî kimliğinde daha görünür olması gerektiğini belirten Kireçci, edebiyat alanında farklı siyasi fikir ve dünya görüşlerine sahip kişilerin bir arada bulunabilmesinin önemini vurguladı.
Kireçci, söyleşinin sonunda edebiyatın insanları birbirine ve farklı coğrafyalara bağlayan gücüne dikkat çekerek, edebiyatın hem sıla hem seyahat hem de yuva anlamı taşıdığını ifade etti.
Next





