Dünya Bu Çıkışı Konuşuyor: İspanya ABD’nin Venezuela Müdahalesine Neden Karşı Çıktı?
Dünya Bu Çıkışı Konuşuyor: İspanya ABD’nin Venezuela Müdahalesine Neden Karşı Çıktı?
İçeriği Görüntüle

Orta Doğu’da askeri hareketliliği artıran ve İran sınırına son yılların en büyük sevkiyatını gerçekleştiren Amerika Birleşik Devletleri, Tahran yönetimiyle diplomatik çözüm için bugün yeniden masaya oturuyor. İsviçre’nin Cenevre kentinde gerçekleşecek kritik görüşme öncesinde Washington’dan müzakerelerin seyrini değiştirecek radikal bir hamle geldi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, olası bir nükleer anlaşmanın çerçevesini belirleyen yeni şartı kamuoyuna duyurdu. Witkoff, Beyaz Saray’ın nükleer mutabakat için "vade kısıtlaması olmayan" bir metin üzerinde ısrarcı olduğunu vurguladı.

"SÜRESİZ OLMALI"

Washington ve Tahran arasındaki gerilim Umman ve İsviçre hattında yumuşama sinyalleri verirken, Steve Witkoff’un açıklamaları diplomatik kulislerde tansiyonu yeniden yükseltti. Gelecekte imzalanacak herhangi bir nükleer protokolün ucu açık kalması gerektiğini savunan Witkoff, ABD’nin bu konuda geri adım atmayacağını belirtti. Özel Temsilci, İran’ın nükleer kapasitesine yönelik kısıtlamaların bir takvime bağlı kalmaksızın kalıcı olarak yürürlükte kalmasını talep ettiklerini bildirdi.

"HAYATINIZIN GERİ KALANINDA BU ŞEKİLDE DAVRANMAK ZORUNDASINIZ"

Steve Witkoff, Washington’da düzenlenen Amerikan-İsrail Siyasi Eylem Komitesi (AIPAC) toplantısında bağışçılara hitap ederken sert ifadeler kullandı. Trump yönetiminin nükleer politikasını net bir dille özetleyen Witkoff, şu ifadeleri kaydetti:

"İranlılarla yürüttüğümüz süreçte, zamanla sona eren hükümlerin yer almadığı bir yaklaşımla işe başlıyoruz. Bir anlaşmaya varıp varmamamızdan bağımsız olarak temel bakış açımız şudur: Hayatınızın geri kalanında bu şekilde davranmak ve kurallara uymak zorundasınız."

"TRUMP ANLAŞMA OLSA DA GÖRÜŞMELERE DEVAM EDECEK"

ABD heyeti, Cenevre’deki görüşmelerin odağında nükleer meselelerin olduğunu ancak Beyaz Saray’ın ajandasının bununla sınırlı kalmadığını açıkladı. Witkoff, nükleer bir uzlaşı sağlansa dahi Trump yönetiminin masayı terk etmeyeceğini ifade etti. ABD’nin bir sonraki aşamada İran’ın balistik füze programını ve bölgedeki vekil güçlere sağladığı lojistik desteği de pazarlık konusu yapacağı öğrenildi.

TRUMP OBAMA DÖNEMİNDEKİ ANLAŞMALARA TEPKİLİ

Başkan Donald Trump, selefi Barack Obama döneminde 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmayı "yetersiz" bularak eleştirmeye devam ediyor. Trump, eski anlaşmanın en büyük kusurunun belirli kısıtlamaların zaman içinde sona ermesi olduğunu savunuyor. Mevcut yönetim, nükleer denetimlerin ve üretim sınırlarının "son kullanma tarihi" içermesini ulusal güvenlik riski olarak görüyor.

ANLAŞMALAR KADEMELİ OLARAK SONA ERECEK

Trump’ın 2018 yılında tek taraflı olarak çekildiği kapsamlı ortak eylem planı, İran’ın nükleer faaliyetlerine getirilen yasakların 8 ila 25 yıllık bir periyotta kademeli olarak kalkmasını öngörüyordu. Tahran yönetimi o dönemde hiçbir zaman nükleer silah edinmeyeceğine dair taahhüt vermiş olsa da Washington, yeni dönemde bu sözü "süresiz ve denetlenebilir" bir yasal çerçeveye oturtmak istiyor.