Bugün gelinen konum itibarı ile Kahramanmaraş Belediyesi, 400 bin nüfusa ulaşan kent merkezine hizmet götürmekte hayli zorlanıyor. Zorlanmasına zorlanıyor da kendisini ilgilendirmeyen birçok konuda Kahramanmaraş Belediyesi’nin hizmet götürme sevdasının nedeni de bir türlü anlaşılamıyor.
Nüfusu 100 bini aşan yerlere içme suyunu kanun gereği DSİ’nin getirmesi gerekirken, Kahramanmaraş Belediyesi, o zamanki başkan Hanefi Mahçiçek döneminde maliyeti onlarca milyon doları bulan bir harcama ile Karasu’yu 60 km. uzaklıktan kente getirme kararı aldı. Belediye’nin asli görevi olmayan bu proje şimdiki Başkan Mustafa Poyraz döneminde hayata geçirildi. Kentin susuzluk problemi olduğu için bu pahalı yatırım ve hizmet mazur görüldü.
Yine zamanın başkanı Mahçiçek döneminde, belediyenin asli görevi olmamasına rağmen zamanın Gençlik ve Spor İl Müdürü Şahin Mezdeği ile yaşanan polemik nedeni ile belediye bütçesinden milyarlarca liraya bir stat yaptırıldı. Konu Kahramanmaraşspor olunca yine mazur görüldü.
Gelelim şimdiki Başkan Mustafa Poyraz dönemine…
Yine Belediye’nin asli görevi olmamasına rağmen; Eyüp Sultan Mahallesi’nde belediye kasasından bir ilköğretim okulu yaptırıldı. Konu; derslik sıkıntısı ve geleceğimizin teminatı olan çocuklar olunca mazur görüldü. Olanın kötüsü olmazdı. Varsın belediyenin paraları gitsin.
Yine Belediye’nin asli görevi olmamasına rağmen; spor salonu, yüzme havuzları gibi yatırımlar da belediye kasasından yaptırıldı, yaptırılmaya da devam ediyor. Konu; geleceğimizin teminatı gençlerimiz ile engellilerimiz olunca yine mazur görüldü. Varsın olsundu.
Yine Belediye’nin asli görevi olmamasına rağmen, belediye bütçesinden parlak kuşe kâğıda bir sürü para harcanarak içerisinde yemek tarifleri bulunan dergiler çıkarıldı. Konu; mübarek ramazan ayında vatandaşa köfte tarif etmek olunca -içerisinde eksik köfte tarifleri olmasına rağmen- yine mazur görüldü. Varsın vatandaşa hizmet için harcanması gereken paracıklar bu işe gitsindi.
Tüm bunlar olup biterken, Ali Sezal’ın başkanlığı döneminden (1989-1999) yarım kalan Belediye Sosyal tesisleri bünyesindeki konferans salonu kaynak yokluğundan (!) bugüne kadar bitirilemedi. Hâlbuki belediyenin asli göreviydi bu yarım inşaatı tamamlamak, ama ne yapalım olmadı işte. Cana geleceğine varsın mala gelsin..
Tüm bunlar olup biterken, 1995 yılından beri atıl bir şekilde bekleyen orta hal arsası da her ne hikmetse bir türlü değerlendirilemedi. (Kendilerinin şahsi malı olsa idi böyle yıllarca boş tutarlar mıydı acaba? Bu hali ile otopark olarak yıllığı 100 bin liradan gitmez miydi acaba?)
Geçen yılki seçim döneminde açıklanan 46 proje arasında buraya Kültür Park yapılması vaadi vardı. Belediye Meclisi’nden bu yönde karar ve kredi kullanımı için yetki alınmasına rağmen yine de her ne hikmetse bu alana bir şey yapıl(a)madı.
Son olarak ta Belediye pasajı esnaflarına 6 aylığına geçici olarak tahsis edildi. Adı ‘geçici’ ama yapılan işyerleri hayli ‘kalıcı’ gibi inşa edildi. Önemli olan ‘Belediye Pasajı’nı bu başkan yıkamaz’ şeklindeki spekülasyonlara cevap vermekti ya gerisi önemli değil.
Tüm bunlar olup biterken, kent merkezinde halen yolu ve kaldırımı olmayan, yazın tozdan kışın ise çamurdan geçilmeyen yerler var mı; elbette var.
Ama üzerine vazife olmayan işleri yapmaktan bunlara sıra gelmedi ki…
GELELİM BELEDİYE’NİN ASLİ GÖREVİ OLMAYAN SON İCRAATINA…
Kahramanmaraş Havaalanı pistinin baş kısmında bir petrol istasyonu bulunuyor.
İstasyonun önünden de Gaziantep karayolu geçiyor.
Bu nedenle iniş yapan uçaklar, herhangi bir faciaya yol açmamak için pist başını pas geçerek, ileriki bir noktadan piste teker koymak zorunda kalıyor.
Ondan sonra frene asıl dur.
Bugüne kadar üzücü bir kaza olmadı ama bu olmayacak anlamına gelmez.
Pisti uzatmak ta mümkün değil.
Öyle bir yere havaalanı yapılmış ki; pistin diğer ucundan da demiryolu geçiyor.
Yukarısı karayolu, aşağısı ise demiryolu.
Gel de çık işin içinden…
İstasyon pompalarının üzerindeki çatı söktürülerek ve oradaki bir kısım evler istimlâk edilerek geçici bir çözüm sağlanmaya çalışıldı ama nafile.
Pist başının rahatlatılması için istasyonun da istimlâki mutlak surette gerekiyor.
Havaalanının kullanım hakkının zamanında devir edildiği Devlet Hava Meydanları İşletmesi olan DHMİ, istimlâk için harekete geçti, ama fiyatta bir türlü uzlaşılamadı.
İstasyon sahibi haklı olarak en yüksek bedeli almak istiyordu.
Çünkü havaalanından önce o istasyon vardı.
Bu nedenle ‘mağdur olmamak’ için elbette sonuna kadar haklı idi.
Bir türlü anlaşma olmayınca konu adalete intikal etti.
Bu arada DHMİ’nin talebi üzerine ‘istasyon sahasının da olduğu bölümün, imar planına havaalanı genişleme sahası olarak işlenmesi’ konusu belediye meclisi gündemine geldi.
Eğer bu işaretleme olursa, DHMİ yetkilileri tarafından mevzuat gereği cebr-i istimlâk yapılabilecekti.
Durum; önemli bir memleket meselesi olmasına rağmen, Başkan Mustafa Poyraz yönetimindeki belediye meclisi bu talebi kabul etmedi. Böyle olunca petrol istasyonu sahibinin eli -doğal olarak- güçlenmiş oldu.
Elbette belediye, vatandaşının hakkını korumalıydı ama Kahramanmaraş için elzem olan bu konu hakkında AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Fatih Arıkan, belediye meclisi kararına itiraz dilekçesi verdi.
Ancak her ne hikmetse aradan geçen aylara rağmen söz konusu dilekçe ne oldu, ne gibi bir işlem yapıldı, dilekçeye cevap verildi mi yoksa askıya mı alındı; bunlar dışarıya pek yansımadı.
Bu mesele sürüncemede iken geçen günlerde yeniden gündeme geldi.
HAVAALANI MEVZUBAHİSSE GERİSİ TEFERRUATTIR!
Bir o kadar asli görevini adeta göz ardı ederek tali işleri yapmada hünerli ve tecrübeli olan Kahramanmaraş Belediye yönetimi, “Mevzuu memleket bahsidir. Havaalanı mevzubahisse gerisi teferruattır” düsturu ile düğmeye bastı.
Başkan Mustafa Poyraz’ın çizdiği yol haritası karmaşık gibi görünmesine rağmen, aslında çok basitti.
ŞÖYLE İZAH EDELİM:
İlk olarak Binevler semtindeki Vergi Dairesi Başkanlığına (VDB) ait yaklaşık 2.2 dönümlük arsanın yerine Üngütt’teki İl Jandarma Komutanlığı binası karşısındaki belediyeye ait arsa teklif edilecekti. (VDB’na ait arsanın imar yoğunluğu resmi bina yapılacağı için 2 idi, buna karşılık etrafındaki yerler ise 1.2’ydi.)
Takas gerçekleştikten sonra; VDB arsasına, arka kısımda bulunan ve büyük ihtimalle sokak çocukları için yaptırılması planlanan yurt binası için ayrılmış olan yer de eklenerek burası petrol istasyonuna teklif edilecekti.
Başkan Poyraz’ın ifadesine göre; Kahramanmaraş’ın en iyi çalışan (!) petrol istasyonlarından birisi olan malum işletmenin yaklaşık 3.5 dönümlük yerine karşılık, kentte bugün ve yarını çok parlak bir yerden 3.5 dönümlük bir arsa verilecekti. Eğer işletmeci kendisine verilecek yerin imar planı ile ilgili olarak mevcut hali kabul ederse öyle kalacak, yoksa da isteğine göre petrol istasyonu ruhsatı verilecek.
Bundan sonrasında ise; bir rivayete göre belediye petrol istasyonunun yerini yeşil alan olarak bırakacak, karayolu ise yerin altına alınarak pist başı sorunu çözümlenmiş olacak.
Bir başka rivayete göre ise; DHMİ, belediyeden burasını istimlâk edecek. Petrol istasyonu yeri için rivayete göre mahkeme 2.2 milyon lira bedel tespit ettiğine göre bu istimlak için DHMİ en kabadayı bu parayı ödeyecek.
Ama istasyona teklif edilecek VDB arsasına petrol istasyonu ruhsatı verilmesi halinde bu bedelin 2 katından fazlasına gideceği söyleniyor.
Ne güzel bir alışveriş değil mi? Mesele memleket meselesini çözebilmek.
Bakın tam bu noktada Başkan Poyraz ne söylüyor: “Ne zulmet, ne de zulme uğra. Eğer biz bu meseleyi çözmezsek, daha on yıllar sürüncemede kalır.”
Karmaşık gibi görünen bu plan işlemeye devam ediyor.
Geçen günlerde Başkan Poyraz ile birlikte birkaç vekil, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e giderek, durumu anlatıp ‘takas’ için ikna edici konuşmalar yaptı. Önemli bir memleket meselesi için yanına gelen bir il belediye başkanı ile 3-4 vekili karşısında gören Mehmet Şimşek’in yerinde olsanız siz ne yapardınız? Aklınıza kötü bir niyet gelir miydi?
Bakan’dan okeyi kapan Başkan Poyraz, yeniden Kahramanmaraş’a dönerek, takas için Belediye Meclisi’nde de düğmeye bastı.
Plan şu anda tıkır tıkır işliyor.
Böylesine önemli bir memleket meselesinde planın tıkır tıkır işlemesine ve petrol istasyonu sahibinin de mağdur edilmemesine elbette bir sözümüz olmaz.
Sözümüz; üzerine vazife olmayan bu işi neden Kahramanmaraş Belediyesi’nin yapmaya çalıştığınadır. Acaba?
Yapmasına yapsın da, iki yer arasındaki değer farkını da Belediye olarak alsın bari. Yoksa insanların akıllarında soru işaretleri kalacaktır, demedi demeyin.
Ne diyordu Başkan Poyraz; “Ne zulmet, ne de zulme uğra…”
Bu dünyanın diğer tarafı da var, sakın ola ki unutmayın!
Çünkü her canlı mutlaka ölümü tadacaktır ve bu dünyada yaptıklarının hesabını elbet Mahkeme-i Kübra’da yani ‘Büyük Mahkeme’de verecektir.
Kaldı ki; makam, mevki ve siyasi nüfuz orada hiç ama hiçbir işe yaramayacak.
“Cenaze musalla taşına konulduğu zaman için” ne diyordu imamın alacağı tekbirle ilgili Sayın Başbakanımız; “Er kişi niyetine…”
Görüşmek üzere…
EDİTÖR
Ekonomiden memnun musunuz?
Ankete Katıl
Trend Haberler
Ahmet Ali Gencer kimdir, neden öldü? Marmara Üniversitesi öğrencisi vefat etti
Bahar Yantur kimdir, neden öldü? Dünyagöz çalışanı yaşamını yitirdi
Dilek Cindoruk kaç yaşında ve nereli? Hüsamettin Cindoruk’un eşi hakkında bilgiler
Sait Ali Bayrak kimdir, ne iş yapıyor? 6 ton altın davasında son durum ne?
Kahramanmaraş'ta Kurban Bayramı öncesi cepler fena yanacak!
Kahramanmaraş'ta 54 yaşındaki Duran'ın cesedi bulundu