'Başbuğ'u nasıl unutursunuz başkanım, nasıl?'

'Başbuğ'u nasıl unutursunuz başkanım, nasıl?'

Türkeş’in ölüm yıldönümünde MHP sessizliği...

Dün, yani 4 Nisan o büyük devlet adamının, siyasetin duayen ismi, Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) genel başkanı merhum Alparslan Türkeş’in ölüm yıldönümüydü.

1997’de onu kaybettiğimizde, ülke bir insanı değil, bir değerli Türk büyüğünü, Türkçülüğün öncüsü usta siyaset adamını kaybetmişti aslında.

Aradan 13 sene geçmiş.

Liderler demek ki Nisan ayında aramızdan ayrılıyor. Biliyorsunuz, merhum Turgut Özal da 17 Nisan’da çekip gitmişti aramızdan.

İki büyük devlet adamına rahmet diliyorum.

Özal’a daha on gün var da, (çünkü ölüm yıldönümlerinde her yıl partide anma törenleri ve etkinlikler düzenlenirdi) merhum Türkeş için acaba MHP Kahramanmaraş il teşkilatı nasıl bir anma töreni gerçekleştirdi?

Ses seda çıkmadı.

Milliyetçilerin Türkeş sevgisi bu kadar mıydı?

Söze gelince “büyük lider, büyük devlet adamı” demeyi biliyorsunuz da, anma gününde bir hatırlamayı aklınıza getirmediniz mi sayın başkan, yani Mustafa Bastırmacı.

Yoksa anma töreni gerçekleştirdiniz de bizim mi haberimiz olmadı?

Bu sessizlik, bu suskunluk, bu vurdumduymazlık, bu hiçe saymalar, bu aldırış etmemeler, acaba siyasetin doğasında gizli de, bizim mi haberimiz yok!

Arkasına sığındığınız, övündüğünüz lideriniz için bir günü feda etmek çok mu zor geldi?

Yoksa Türkeş sevginiz özde değil, sözde mi?

MHP İl Başkanı belki de unutmuştur 4 Nisan’ın ölüm yıldönümü olduğunu. Öyle düşünmek, inanmak istiyorum, yoksa sayın başkan mutlaka hatırlar, partide veya müsait bir yerde anma töreni gerçekleştirirdi?

Peki yardımcılarınız, danışmanlarınız da mı hatırlamadı?

4 Nisan’ın sizin için bir önemi yok muydu sayın Bastırmacı?

En azından, o yüce siyasetçiyi, büyük devlet adamını anmak için insan hiç olmazsa, adı verilen bulvarda (N.Fazıl kültür Merkezi kavşağından başlayıp, Binevler’e kadar uzanan cadde) bir tur atar da, hatırlamış gibi olurdu.

O da mı aklınıza gelmedi?

Pardon, sizin için vefa ne demekti?

Canınızı sıktığım için öfkeleneceğinize, hatırlattığım için belki teşekkür edersiniz diye yazdım.

O merhum için “unutmadık, unutmayacağız, çünkü unutmak tükenmektir!” dediniz senelerdir.

Başbuğ’u nasıl unutursunuz başkanım, nasıl?

Şayet, dün, Pazar günü, yani 4 Nisan’da bir anma töreni yaptıysanız, sizden özür dileyeceğim. Partinizden de… Haberim olmamış olabilir, çağırmamış olsanız da…

Yoksa siz özür dileyecek misiniz?


KONUK YAZAR:
MEHMET FİSKECİ

(Maraş Gündem'den alınmıştır..)
























Güncelleme Tarihi: 05 Nisan 2010, 10:25
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner66