Güneş’ten gelecek, Dünya’yı felç edecek: İnternet kıyameti

ABD’li gökbilimci Sangeetha Abdu Jyothi, Güneş’te meydana gelecek şiddetli bir fırtınanın Dünya’da "internet kıyameti" yaşatabileceğini ifade etti.

Güneş’ten gelecek, Dünya’yı felç edecek: İnternet kıyameti

Güneş'ten gelecek dev fırtına, "internette kıyamete" neden olabilir. Bilim insanı Abdu Jyothi, uzun mesafeli internet bağlantısının aylarca kurulamayacağını tahmin ediyor.

Kaliforniya Üniversitesi, Irvine’den bilgisayar bilimleri uzmanı Abdu Jyothi, şiddetli bir Güneş fırtınası nedeniyle gezegenin büyük bir bölümünde haftalarca veya aylarca sürecek internet kesintileri yaşanacağını ileri sürdü. Abdu Jyothi, hesaplamalara dayandırdığı öngörülerini henüz hakem onayından geçmeyen bir araştırma makalesinde açıkladı.

GÜNEŞ ETKİNLİĞİNE HAZIR DEĞİLİZ 

WIRED'a konuşan bilim insanı, "Beni bu konuda cidden düşündüren şey, pandemide dünyanın krizlere karşı ne kadar hazırlıksız olduğunu görmemizdi" dedi ve ekledi:''Altyapımız büyük ölçekli bir Güneş etkinliğine hazır değil.''

Independent Türkçe'nin haberine göre Güneş Dünya'yı her zaman, manyetize parçacıklardan oluşan bir sis yağmuruna tutuyor. Bu yağmur Güneş rüzgarı diye biliniyor. Gezegenin manyetik kalkanı, bu parçacıkların yeryüzüne zarar vermesini çoğu zaman engelliyor.

Ancak yüzyılda bir meydana gelen nadir olaylarda bu rüzgar tam bir fırtınaya dönüşüyor. Yeni araştırmada da vurgulandığı üzere bu tür aşırı olayların sonuçları insanlığın modern yaşam tarzı için felaketle sonuçlanabilir.

Yakın tarihte bu tür olaylardan yalnızca ikisi kaydedilmişti. Bunlardan biri 1859'da, diğeri de 1921'de meydana gelmişti. Carrington Olayı diye bilinen ilki nedeniyle telgraf telleri alev almış, iletişim önemli ölçüde aksamıştı.

BAĞIMLI HALE GELDİK BÜYÜK ÇAPLI FIRTINALAR MAHVEDEBİLİR 

O tarihten beri insan uygarlığının internete çok daha bağımlı hale geldiğini vurgulayan Abdu Jyothi, devasa bir jeomanyetik fırtınanın bu yeni altyapı üzerindeki potansiyel etkilerinin yeterince değerlendirilmediğini savundu.

Ancak yüzyılda bir meydana gelen nadir olaylarda bu rüzgar tam bir fırtınaya dönüşüyor. Yeni araştırmada da vurgulandığı üzere bu tür aşırı olayların sonuçları insanlığın modern yaşam tarzı için felaketle sonuçlanabilir

Yapılan araştırmalar arasında ise Güneş’in yaşı, ne zaman öleceği ya da patlayacağı gibi konular üzerine odaklanılıyor. Elbette tüm bu soruların cevaplarını vermek henüz mümkün değil ancak yeni yapılan bir araştırma Güneş’in ne zaman ölebileceğini yani sönebileceğini ortaya koyuyor.

Kaynak:Milliyet

Bildiğiniz üzere Güneş, alev alev yanan ve Dünya’yı ısıtan bir yıldız. 4 milyar yıldan fazladır Dünya’yı aydınlatan bu sarı cüce yıldız, ne zaman sönecek dersiniz? Bilim insanları bu cüce yıldızın gücünü dayandırdığı pek çok olay bulunuyor.

BU KABLOLAR AKIMLARA KARŞI SAVUNMASIZ 

Ancak, kıtaları birbirine bağlayan, denizaltındaki uzun internet kabloları için aynı şey geçerli değil. Zira optik sinyali artırmak için tekrarlayıcılarla donatılan bu kablolar, jeomanyetik akımlara karşı savunmasız.

Abdu Jyothi, belirli bir bölgedeki denizaltı kablosunun arızalanması durumunda tüm kıtaların birbirinden kopabileceğini ifade ediyor.Bu kabloların onarımının çok uzun süreceğini söyleyen bilim insanı, bu sırada milyonlarca kişinin geçim kaynaklarını kaybedebileceğini vurguluyor.

"ABD de bir günlük internet kesintisinin ekonomik etkisinin 7 milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor" diyen Abdu Jyothi, "Ya ağ günlerce hatta aylarca işlevsiz kalırsa?" diye soruyor. Güneş fırtınası yıldızdan fırladığında Dünya'daki canlıların bu fırtınaya hazırlanmak için yaklaşık 13 saati olacak. Bilim insanı işte bu sürenin iyi kullanılabilmesi için uzmanların Güneş fırtınalarının yaratacağı tehdidi ciddiye alması gerektiğini söylüyor.

ÖTE YANDAN GÜNEŞ 5 MİLYAR YIL İÇİNDE ÖLECEK 

Bilim insanlarına göre Güneş 5 milyar yıl içinde ölecek. Milyarlarca yıldır yanan bu ısı kaynağı gücünü hidrojenin kaynaşması, güneşin çekirdeğinin aşağı doğru baskı yapan dış katmanlara karşı geri itilmesi ile sağlıyor. Çekirdek artık dayanamadığında, bu dış katmanlardan gelen hidrojen taşacak ve ısınacak bunun da bir bedeli olacak.

Bu bedele baktığımızda ise güneş her zamankinden daha da ısınacak ve aniden soğumaya başlayacak. Mevcut boyutunun yüz katından fazla şişecek ve Merkür, Venüs ve Dünya’yı da içene alacak. Devasa boyutlara ulaşacak olan Güneş, bütün dünyanın sonunu getirmiş olacak.

Güneş yok olmamak için bunca zamandır ürettiği helyumdan yardım alacak. Güneşin normal boyutlara dönmesini sağlayacak helyum, 100 milyon yıl kazandıracak. Güneş artık helyumu eritemediğinde ise güneşin tüm dış katmanlarını dışarıya fırlatmaya başlayacak. Yine de güneş için ölüm bir son olmayabilir.

Güneşin başına gelecekler arasında ise kütlesinin yaklaşık yarısı taşacak olması ve geri kalanı gezegenimsi bulutsunun tam merkezinde birbirine çarpacak. Bu, Güneş'in çekirdeğinin Dünya'dan daha büyük olmayan küçük, parlak, ultra yoğun bir kor haline dönüşmesini sağlayacak. Güneş yaşanan bu oluşumlardan sonra simsiyah bir boşluğa dönüşecek.

BILL GATES GÜNEŞ İÇİN BİR ÖNERİ SUNMUŞTU 

Bill Gates de geçenlerde iklim değişikliklerine alternatif olarak Güneş’i kısma fikrini ortaya atmıştı. Bu gerçekten de gezegen için yapılan çalışmaların en olağanüstü ve en uç versiyonlarından biri olmuştu.

Harvard Üniversitesi Güneş Jeomühendisliği Araştırma Programı, bu konseptin bir itici gücü olarak, güneş ışınlarının Dünya'nın zeminine düşmesini engellemeyi ve aynı zamanda böyle bir görevi gerçekleştirmenin etkinliğini analiz etmeyi dört gözle bekliyor.

Güneş Jeomühendisliği'nin bu tür beklentileri veya sadece Güneş Radyasyonu Yönetimi, Dünya'nın iklim değişikliğini hafifletme girişimlerini yeniden canlandırdı. Ulusal Bilimler, Mühendislik ve Tıp Akademileri (NASEM) raporunda gösterildiği gibi, bu konuda daha derin jeomühendislikte araştırma yapmak için en az 100 milyon dolar gerekli.

16 uluslararası bilimsel uzmandan oluşan bir komite NASEM altında jeomühendislik araştırmalarını geliştirmek ve iklim krizini sınırlamak için bir plan geliştiriyor.

Güneş Mühendisliği kisvesi altında, bunu başarmanın birkaç yöntemi vardır, ancak en çok benimsenen: Üst atmosferdeki aerosol parçacıklarını püskürterek güneş ışığını gezegenden uzaklaştırmak. Fikir çok basit ama kullanılan parçacıkların yapısı karmaşık sonuçlar ortaya çıkartıyor.

Hatırlatmak gerekirse 2013 yapımı “Snowpiercer” filminde, iklim değişikliklerinin tamamen ters gitmesini engelleme üzerine Dünya'nın donarak cansız bir kartopuna dönüştüğü bu tür olası bir olayın tasviri anlatılmıştı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner66